ÇÖKEKKÖYÜ52

ein Bild ein Bild
   
 

COKEKKOYU52

COKEKKOYU52.tr.gg/
BULUŞMA NOKTAMIZ

HAZİRAN 2011 :
GÜZEL GÜNLER BİZLERİN OLSUN
SEVGİLİ HEMŞERİLERİM, ZİYARET SAYFAMIZA ACİZANE FİKİR VE KATKILARINIZI BEKLİYORUZ SLMLAR.!...
ENGİN CAN
  KÖYDE ESKİ YAŞAM
<


KÖYDE ESKİ YAŞAM
EVLERİN ŞEKLİ VE YAPIMI:  EVLER GENELLİKLE İKİ KAT YAPILIRDI. ALT KAT AHIR OLARAK KULLANILIR, ÜST KATTA HANE HALKI OTURURDU. BAZI EVLER İSE, TEK KATLI OLUP YAN TARAFI AHIR İDİ. BU YAŞAM TARZI BU GÜN DE DEVAM ETMEKTEDİR.
       EVLERDE AĞAÇ MALZEMESİ KULLANILIRDI. EVLERİN BÜYÜKLÜĞÜ KİŞİNİN MADDİ DURUMANA GÖRE KÜÇÜK VEYA BÜYÜK YAPILIRDI. BAZI EVLERDE AHIR BÖLÜMÜNÜN BİR KISMI TAŞTAN YIĞMA YAPILIRDI. EVLERİN GÖVDE KISMINDA KALIN TAHTALAR KULLANILIRDI. TAHTALARIN HER İKİ UÇ TARAFINA ÇENTİK YAPILIRARAK BİRBİRİNE TUTTURULURDU. BAZI EVLERİN DIŞ CEPHESİ KALIN ÇITALARLA DİKDÖRTGEN BİÇİMİNDE DURUMA GÖRE 30+50 EBADINDA UFACIK PENCERE TİPİ GİBİ YAPILIR, İÇ KISIM TAHTALARLA  KAPLANDIKTAN SONRA, DIŞ CEPHEDEKİ  UFACIK PENCERELER UFAK TAŞLARLA DOLDURULUR, SAMAN KARIŞIMI  ÇAMURLA SIVANIRDI.
  EVLER, ÜZERİ AĞAÇTAN YARMA KİREMİT BÜYÜKLÜĞÜN-DE VEYA AZ DAHA BÜYÜK VE GENİŞ TAHTA PARÇALARI İLE ÖRTÜLÜRDÜ. KARA OCAKLARIN DUMANININ ÇIKMASI İÇİN OCAĞIN HİZASINA KÜÇÜK BİR BACA DELİĞİ BIRAKILIRDI. O DÖNEMLERDE KİREMİT ÖRTÜ PEK BULUNMAZDI, BULUNSA DA MADDİ BAKIMDAN ÇOĞUNLUK SATIN ALAMAZDI. BUNDAN DOLAYI YAĞMUR EVİN İÇİNE DOLARDI. EVLERİN İÇİNDE BANYO ÖZELLİKLE TUVALETTE OLURDU. TUVALETLER (YÖRESEL OLARAK HELA VE KENEF DENİR), EVİN UYGUN CEPHESİNE ÇIKINTILI BALKON ŞEKLİNDE YAPILIR, ETRAFI TAHTALARLA ÖRTÜLÜRDÜ. ALT KISMI İSE AÇIKTI. AĞAÇLA DÖŞELİ TUVALETE ÜÇGEN BİÇİMİNDE BİR DELİK AÇILIR, İHTİYAÇ BU DELİKTEN GİDERİLİRDİ. TUVALETE GİDEN KİŞİ ELİNDE İBRİK GÖTÜRÜRDÜ.  
 
KARA OCAK:   EVLERDE KARA VE BACALI OLMAK ÜZRERE İKİ ÇEŞİT OCAK KULLANILIRDI. KARA OCAĞIN ZEMİN VE ARKA KISMI TAŞTAN YAPILIRDI. BAZILARININ ALT VE ARKA KISMINDAKİ TAŞLAR KESME TAŞTAN, DİĞERLERİNİNKİ DÖŞEME TAŞTAN İDİ. BU TİP OCAKLARDA BACA YOKTU. BAZI EVLERDE DUMANIN İYİ ÇIKMASI İÇİN   TAHTADAN DAVLUMBAZ YAPILIRDI. DİĞERLERİNİN HER TARAFI AÇIKTI. BU OCAKLARIN YAKLAŞIK İKİ-ÜÇ METRE YUKARI KISMINA KALIN BİR AĞAÇ DALI TAKILIR, BU AĞAÇ DALINA BACA ZİNCİRİ TAKILIRDI. ZİNCİRİN ALT KISMINDA BİR ÇENGEL BULUNUR, ÇENGELE AŞIRTMA KAZANI(YEMEK VEYA YAL PİŞİRELEN BÜYÜK KAZAN) ASILIRDI.
        BU OCAKLARDA YAKILAN ODUNUN BÜYÜK VE KÜÇÜKLÜĞÜNE BAKILMAZ, İRİLİ UFAKLI NE OLURSA YAKILIRDI. HER TARAFI AÇIK OLDUĞUNDAN DUMAN EVİN HER TARAFINI KAPLAR, ÖZELLİKLE BU OCAĞIN OLDUĞU YER KALIN ZİFT İLE BOYANMIŞ GİBİ SİMSİYAH OLURDU. KAZANLAR, ZİNCİRLER VE ÜZERİNE KONAN DİĞER KAPLAR İSTEN KAPKARA OLURDU. TAVAN KISMINDAKİ TAHTALAR İS BOYASINDAN ANLAŞILAMAZDI. TEMİZLİK YAPILMAZSA İSLER BAZEN YUKARIDAN AŞAĞIYA DOĞRU KISA BUZLAR GİBİ SARKARDI.
     UFAK KABLARDA YEMEK PİŞİRMEK İÇİN SACAYAK KULLANILIRDI. TENCERE, TAVA, İBRİK GİBİ KABLAR DA İSTEN SİYAHLAŞIRDI.
    BACALI OCAKLAR KESME TAŞTAN YAPILIR, ZEMİN KISMI, ARKA KISMI KESME TAŞ DÖŞELİ, YAN TARAFLARI DA KESME TAŞ İLE ÇEVRİLİ İDİ. BU TİP OCAKLAR FAZLA İS YAPMAZ AMA, BACA ZİNCİRİ BUNLARIN DA ÇOĞUNLUĞUNDA VARDI. YEMEK VE EKMEK DE KARA OCAKTAKİ GİBİ PİŞİRİLİRDİ.BU OCAK ŞEKLİ GÜNÜMÜZDE DE KULLANILMAKTADIR.
 
  EKMEK PİŞİRME:    O GÜNLERDE BUGÜNKÜ HAZIR EKMEKLER SADECE ŞEHİRLERDE BULUNURDU. ONU DA HERKES SATIN ALAMAZDI. MISIR VE MISIR UNU EKMEĞİ EN ÖNEMLİ GIDA MADDESİ İDİ. MISIR TANELERİ SU DEĞİRMENLERİNDE ÖĞÜTÜLEREK UN YAPILIRDI. BUNDAN DOLAYI EKMEK EVLERDEKİ KARA OCAKLARDA HAZIRLANIRDI. SACAYAĞIN ÜZERİNE KONULAN VE SAC DENİLEN YUVARLAK VE TAKSİ VEYA MİNİBÜS TEKERLEĞİ BÜYÜKLÜĞÜNDE KALIN SACDAN YAPILAN SAC ÜZERİNDE PİŞİRİLİRDİ. SACIN ATEŞE BAKAN ALT KISMI KALIN KÜL TABAKASI İLE SIVANIRDI.
      İKİ ÇEŞİT EKMEK PİŞİRİLİRDİ. EKŞİ MAYALI BAZLAMA EKMEK VE HALK DİLİNDE MAYASIZ BAYAT EKMEK. BAZLAMA EKMEK YUVARLAK OLUP 20-25 CM. GENİŞLİĞİNDE, 1CM. KALINLIĞINDA HAZIRLANIRDI. SACIN ÜZERİNE 4 ADET DÖŞENİP PİŞİRİLDİKTEN SONRA ATEŞ KORUNUN YANINA DİK VAZİYETTE KONULAN DÜZ VE YASSI TAŞA YASLAYARAK KIZARTILIRDI. BÖYLELİKLE NÜFUS ÇOKLUĞUNA GÖRE 40-50 ADET KADAR HAZIRLANIRDI. BAYAT EKMEK İSE, UZUN VE ORTA KISMI GENİŞ 1.5 CM. KALINLIĞINDA HAZIRLANIR, SACIN ÜZERİNE EN FAZLA ÜÇ TANE DÖŞENİP PİŞTİĞİ ŞEKİLDE YENİRDİ. BAYAT EKMEK BAZLAMASI 4-6 ADET KADAR YAPILIRDI.
O DÖNEMİN EN GÖZDE EKMEKLERİNDEN BİRİ DE ÇÖREK İDİ. ÇÖREK, MAYASIZ MISIR UNU HAMUR YAPILIR, PİŞMESİ İÇİN ÇOK KAYNAR KÜLÜN İÇİNE GÖMÜLÜRDÜ. ÇÖREK ÇOK LEZZETLİ OLURDU.
O DÖNEMLERDE BUĞDAY UNU LÜKS SAYILIR, ANCAK MADDİ DURUMU İYİ OLANLARIN ÇOK AZINDA OLURDU. ONLAR DA EVE GELEN ÖZEL MİSAFİRLER İÇİN BULUNDURURDU.
 
 TARIM ÇEŞİTLERİ:  EN ÇOK EKİLENLER MISIR,  PATATES, BUĞDAY, ARPA, YULAF ÇOĞUNLUKTA İDİ.  KARA LAHANA MEŞHURDU. İHTİYACA GÖRE; FASULYE, SOYA FASULYESİ, SALATALIK, DOMATES VE İP İTİYACI İÇİN KENEVİR YAPILANLAR ARASINDAYDI. BUNLARIN ÇOĞU GÜNÜMÜZDE DE YAPILIR. FAKAT MISIR ÜRETİMİ ÇOK AZALMIŞTIR. KENEVİR YASAKLANMIŞTIR. STRATEJİK ÖNEMİ ÇOK OLAN SOYA FASULYESİ UNUTULMUŞTUR.(AKSİYON DERGİSİ'NDE OKUDUĞUMA GÖRE, SOYA FASULYESİNDEN ABD'DE 286 ÇEŞİT STRATEJİK MADDE YAPILIYOR.) SALATALIK, DOMATES GİBİLER NASIL OLSA, HORMONLU ŞEKİLDE ÇARŞILARDA SATILIYOR. GERİYE KALANLAR UFAK ÇEVRİKLERDE (ETRAFI ÇEVRİLMİŞ ÇOK KÜÇÜK BAHÇE) AZ DA OLSA YAPILIYOR.
     ESKİDEN BU TARIM ÜRÜNLERİ KARA SABANLA ÇİFT SÜRÜLEREK YAPILIRDI. FINDIK HENÜZ YETİŞTİRİLMEDİĞİNDEN EKİLECEK TARLA ÇOK İDİ. TARLANIN BÜYÜKLÜĞÜNE GÖRE BAZAN 1-2 ÇİFT ÖKÜZ KOŞULARAK ÇİFT SÜRÜLÜRDÜ. AT VE KATIRLARDA ÇİFTE KOŞULURDU. ÇİFT SÜRME İŞİ UZUN SÜRE DEVAM EDERDİ. TARLASI AZ OLANLARIN İŞİ TEZ BİTERDİ.
BUĞDAY DÖVEN İLE HARMAN YAPILIRDI.  GIDA MADDELERİ TATLI İDİ,  YENİLENLER, İÇİLENLER ÇOK TATLI İDİ. ÇÜNKÜ, O DÖNEMLERDE BUGÜN KULLANDIĞIMIZ TARIM İLAÇLARI VE SUNİ GÜBRE YOKTU. HORMONLU YİYECEKLER YOKTU. HAYVAN GÜBRESİ KULLANILIRDI. SEBZE VE MEYVELER İRİ VE GÖSTERİŞLİ OLMAMASINA RAĞMEN YEMESİNDE AYRI BİR ZEVK, AYRI BİR TAT VARDI. İNSANLARIMIZ DAHA SAĞLIKLI İDİ. İNSANLARIN YİYİP İÇTİKLERİ TEMİZ VE TATLI OLDUĞU GİBİ HAYVANLARIN YEDİĞİ OT VE SAMAN DA ZEHİRSİZ VE HORMONSUZ İDİ.
     TARIM İLAÇLARI VE SUNİ GÜBRE ÇIKTIKTAN SONRA YİYECEKLERDEKİ TAT GİTTİ. GÖSTERİŞLİ MEYVE VE SEBZELER ÇOĞALDI AMA, TATSIZLIK GELDİ. HASTALIKLAR ÇOĞALDI. İNEK YAĞININ YERİNİ İÇİNDE NAYLON KATKISI OLDUĞU SÖYLENEN KATI YAĞLAR TÜRETİLDİ VE BUNDAN DOLAYI KALB VE DAMAR HASTALIKLARI ÇOĞALDI.
BUĞDAYIN BİÇİLMESİ:  O DÖNEMLERDE BUGÜNKÜ MODERN TARIM ALETLERİ YOKTU. TIRPAN SONRADAN ÇIKMIŞTIR. BUĞDAY BÜYÜK ORAKLAR İLE BİÇİLİRDİ. İMKANI OLANLAR ELLERİNE ELLİK(PARMAKLIK) TAKARDI. ELLİK, AĞAÇTAN YAPILIR, PARMAĞA SIĞACAK ŞEKİLDE DELİNİRDİ. KAVİSLİ OLUP 15-20 CM. UZUNLUKTA, HAFİF BÜKÜLMÜŞ PARMAK ŞEKLİNDE İDİ. DELİK KISMINDAN SONRA ELİN SIRTINA GELECEK ŞEKİLDE İNCE VE YASSI, 5-6 CM UZUNLUĞUNDA ASIL GÖVDE İLE UYGUN GENİŞLİKTE BİR UZANTISI VARDI. DURUMA GÖRE BUĞDAY TUTAN ELİN PARMAKLARININ HEPSİNE TAKILIRDI. BUNUNLA BUĞDAY DAHA ÇOK TUTULUR, BUĞDAY SAPLARI ELE ZARAR VERMEZDİ. ORAK İLE BUĞDAY BİÇME İŞİ UZUN ZAMAN ALIRDI. TIRPAN KULLANILMAYA BAŞLANDIKTAN SONRA BİÇİM İŞİ DAHA HIZLI OLURDU.
        BİÇİLEN BUĞDAY TARLADA KURUDUKTAN SONRA DESTE YAPILIR, ORTASINDAN UYGUN OTLARLA BAĞLANIRDI. BAĞLANAN DESTELERDEN CUĞUL YAPILIRDI. BİR CUĞUL YAKLAŞIK 10-15 DESTEDEN OLUR. SONRA BU CUĞULLARDAN ÖBEK YAPILIRDI. BİÇİLMİŞ TARLADA KALAN BUĞDAY BAŞAKLARI DİRGEN VE TIRMIK İLE TARANARAK TOPLANIRDI.
        ŞARTLAR OLUŞTUKTAN SONRA TARLADAN ÖBEKLER SIRT YÜKÜ VEYA AT, EŞEK, KATIR İLE HARMAN YERİNE TAŞINIRDI.  
 HARMAN DÖVME : 
 HARMAN YERİ 15-20 METRE GENİŞLİKTE YUVARLAKTIR. BUGÜN YİNE VARDIR. FAKAT HARMAN ALMA İŞİ MAKİNELERLE YAPILMAYA BAŞLANMIŞTIR.
 HARMAN YERİNE BUĞDAY DESTELERİ ÇÖZÜLEREK DÖŞENİR. KALINLIĞI 30 CM. KADAR OLUR. AT VEYA KATIR İLE HARMAN DÖVERDİ. HARMAN DÖVMEK İÇİN DÖVEN KULLANILIRDI.
 DÖVEN ÇAM AĞACINDAN YAPILIR, GENELDE 1.5 M. UZUNLUĞUNDA, İKİ PARÇADAN OLUŞAN, ÖN TARAFI YUKARIYA EĞİLMİŞ ŞEKİLDE, 50 CM. GENİŞLİĞİNDE, ALT KISMI SERT VE KESKİN, YASSI 1.5-2 CM. UZUNLUĞUNDA TAŞLARLA İŞLEMELİ OLURDU. TAŞLARIN YERİNDE SABİT DURMASI İÇİN DÖVENİN ALTI KARASAKIZ İLE SIVANIRDI.
 HAVALAR UYGUN OLUNCA HAZIRLANMIŞ HARMANIN ÜZERİNE DÖVEN BIRAKILIR, HAZIRLIKLAR TAMAMLANDIKTAN SONRA, HARMANDAKİ BUĞDAY ÜZERİNDE DÖVENİN ÜZERİNE BİR KİŞİ YA OTURARAK, YA DA AYAKTA DURARAK(DURUMA GÖRE) AT DAİRE BİÇİMİNDE KOŞARDI. TEK BİR HARMAN İŞLEMİ YARIM GÜN SÜRERDİ. HARMAN OLGUNLAŞTIKTAN SONRA AT BIRAKILIR, DİRGEN İLE HARMANIN SAPLARI(SAMAN) AYRI BİR YERE TOPLANIR VE TANELERİN ÜZERİ AÇILIRDI.
 AYIRMA İŞLEMİ TAMAMLANDIKTAN SONRA TANELER HARMANIN ORTASINA TOPLANIR, SAMAN ÇÖP VE TOZLARI İLE KARIŞIK OLAN TANELER HAFİF RÜZGARLI HAVADA YABA İLE OLDUĞU YERDE HAVAYA SAVRULURDU. RÜZGAR SAMAN KIRINTILARINI VE TOZLARINI GÖTÜRÜR, TANELER OLDUĞU YERE DÜŞERDİ. BU İŞLEM TANELER AYIKLANINCAYA KADAR DEVAM EDERDİ. SONRA, GÖZEL DENEN BÜYÜK KALBUR İLE TANELER ELENİRDİ. YIKAMA VE KURUTMA TAMAMLANDIKTAN SONRA ÇUVALLANIRDI. 
YÜK TAŞIMA:
 EN ÖNEMLİ TAŞIMACILIK AT TAŞIMACILIĞI İDİ. TARLADAN ÜRÜN TAŞIMA SALMAN VE GÜLDERE’DEN ALIŞVERİŞLERİN NAKLİ KATIR VE AT İLE YAPILIRDI UN, ŞEKER, SEBZE TÜM İHTİYAÇLAR BU ŞEKİLDE TAŞINIRDI. AYRICA FIDKLARIN KÖYÜN O ZAMANLAR TEK ULAŞIMI OLAN KAYIKLARA TAŞINMASINI DA ATLAR YAPARDI. EV YAPTIRANLAR MALZEMEYİ SALMAN, ERBAA, GÜLDERE VEYA AYVACIKTAN KAYIKLA HAYAT BÜKÜNE KADAR GETİRDİKTEN SONRA AT VEYA KATIRLARLA TAŞIRDI, HAYATBÜKÜNDEN KUM VE ÇAKILLARDA YİNE BU YÖNTEMLERLE TAŞINIRDI. BARAJDAN ÖNCE YÜK HAYVANLARI, SALMAN, ERBAA, AYVACIK, GÜLDERE HATTA NİKSAR PAZARLARINDAN PAZAR İHTİYAÇLARININ TEK TAŞINMA ARAÇLARIYDI.
YOLLAR ÇOK BOZUK VE ÇAMUR OLDUĞUNDAN ÇAMURLU YOLLARDA ATLARIN NALLARI DÜŞÜP KAYIP OLURDU. YOKUŞ AŞAĞI İNERKEN ATIN PALTONU SIK SIK KUYRUĞUNUN ALTINA GELİR VE HEMEN MÜDAHALE EDİLEREK AŞAĞI İNDİRİLİRDİ. PALTON, ATIN KUYRUĞU ALTINDAN TAKILAN, İKİ UCU EYERE BAĞLI, ÇEMBER BİÇİMİNDE, GENİŞLİĞİ 5 CM. KADAR OLAN SERT DERİDEN YAPILAN KEMERDİR. PALTON KALÇA HİZASINA ÇEKİLMEZSE, YÜK ATIN BOYNUNA GELİR VE ATA SIKINTI VERDİĞİ GİBİ ATIN BOYNUNDAN AŞAĞI YÜKÜN YIKILMA İHTİMALİ OLUR. AYRICA BİRDE BEL KOLANI VARDIR. BELKOLANI EYER TAKILMIŞ ATIN EYERİNİN DÖNMEMESİ İÇİN ATIN ÖN AYAKLARININ ARKA KISMINDAN TAKILAN, GENİŞLİĞİ 5 CM. KADAR OLAN SERT DERİDEN YAPILAN BİR KEMER ÇEŞİDİDİR. GEVŞEK BIRAKILIRSA, EYER ATIN SIRTINDA DÜZGÜN DURMAZ VE ATA BİNEN KİŞİNİN DÜŞME İHTİMALİ OLUR.
 BİNEK VE YÜK EYERİ OLMAK ÜZERE İKİ ÇEŞİT EYER VARDIR. BİNEK EYERİ ADINDAN DA ANLAŞILDIĞI BİNEK İÇİN KULLANILIR. YÜK EYERİ HER İKİ ŞEKİLDE DE KULLANILIR.
 YÜK TAŞINIRKEN ATA ÜZENGİ TAKILMAZ. ÜZENGİ, ATA BİNEN KİŞİNİN AYAKLARINI TAKMASI İÇİN DEMİRDEN YAPILMIŞ AYAKLIKTIR.
 DİZGİN HER ZAMAN KULLANILIR. DİZGİN ATIN KAFASINA TAKILAN, DERİDEN YAPILMIŞ BİR YULAR ÇEŞİDİDİR. DİZGİNDE GEM DENİLEN BİR BÖLÜM VARDIRKİ, DEMİRDEN YAPILMIŞ OLUP ATIN AĞZINA TAKILIR. GEM ATIN İYİ ZAPTEDİLMESİNİ SAĞLAR. HUYSUZ VE AŞIRI GİDEN ATIN DİZGİNİNİN SAPLARINDAN ÇEKİLİNCE GEM ATIN AĞZINI GERER VE DURMASINI SAĞLAR.
      BAZILARI BİNEK İÇİN KULLANILAN ATLARIN EYERİNİ VE DİZGİNİNİ GÜMÜŞ İŞLEMELİ YAPTIRIRDI. BU BİR ZEVK İŞİ İDİ. AT VE ATIN BİNEK EYERİ İLE GÜMÜŞLÜ İŞLEMELİ EYER DEYİNCE BU ZEVK KABALIDAN BİLALİN HALİSTE MEŞHURDU, ONUN İŞLEMELİ EYERİ VE KENDİ DİLİNDEN ANLAYAN BİR ATI HER ZAMAN ALTINDA OLMUŞTUR. AYRICA   DÜĞÜNLERDE AT KULLANILIR, GELİN AT İLE GETİRİLİR, GELİNİN ÇEYİZLERİ AT İLE TAŞINIRDI.
     EVİN ODUN VE DİĞER İHTİYAÇLARI AT TAŞIMACILIĞI İLE SAĞLANIRDI. KATIR VE EŞEK DE TAŞIMACILIKTA KULLANILSA DA AZ OLDUĞU İÇİN AT DAHA REVAÇTA İDİ.
     BU GÜN AT BULUNDURMA YOK DENECEK KADAR AZALMIŞTIR.
 KARA SABAN:  ESKİDEN TARLALAR KARA SABAN İLE SÜRÜLÜRDÜ. EKİLEN ALAN ÇOK İDİ. PULLUK(DEMİR SABAN) SONRADAN ÇIKMIŞTIR.
    KARA SABAN TEMEL OLARAK İKİ ANA PARÇADAN OLUŞUR.
 SAP KISMI: BUNA EYEK DE DENİR. ÇİFT SÜREN KİŞİNİN SABANI KUMANDA ETMEK İÇİN ELİ İLE TUTTUĞU KISIMKİ, BU BÖLÜM ORAĞA BENZER VE TOPRAĞA GELEN ÖN UCUNA SABAN DEMİRİ TAKILIR. SABAN DEMİRİNİN UCU SİVRİ, ARKA KISMI GENİŞ OLUP ORTASI OLUKLUDUR. OLUKLU TARAFI SABANIN SAP KISMININ ÖN TARAFINA TAKILIR. TOPRAĞA BATIRILARAK TOPRAĞIN ALTININ ÜSTE DÖNDÜRÜLMESİNİ SAĞLAR.
 OK KISMI: BUNA SABAN OKU DENİR. 2.5- 3 M. UZUNLUĞUNDA KARE ŞEKLİNDE İŞLENMİŞ AĞAÇTIR. SABAN OKU SABANIN SAP KISMINA MONTE EDİLİR. BU BÖLÜME KILIÇ DENİR.
 TOPRAĞIN İYİ YARILMASI İÇİN SABAN OKUNA CİZEK TAKILIR. CİZEK DEMİRDEN YAPILIR, TOPRAĞA YAKIN OLAN UCU BIÇAK GİBİDİR, SABAN DEMİRİ İLE AYNI HİZADA OLUR.
 KARA SABAN İLE ÇİFT SÜREN KİŞİNİN EN ÖNEMLİ ALETLERİNDEN BİRİ DE ÖNDEREDİR. ÖNDERE 2-3 M. UZUNLUĞUNDA FINDIK ÇUBUĞUNDAN YAPILAN, EĞRİLİĞİ OLMAYAN, DOSDOĞRU BİR DEĞNEK ŞEKLİDİR. DEYİMLERE DAHİ GEÇMİŞTİR. ‘’ELİFİ GÖRSE, ÖNDERE SANIR.’’ (CAHİL KİŞİLER İÇİN KULLANILIR.)
 ÖNDERENİN ELLE TUTULAN KISMINA DEMİRDEN YAPILMIŞ CEMEK TAKILIR. CEMEK ÜÇGEN ŞEKLİNDE, AĞIZ TARAFI KESKİN BİR DEMİRDİR. SABANIN BOĞAZINA SARAN ÇAMUR VE TOPRAĞI SIYIRMAK İÇİN KULLANILIR. SABANIN BOĞAZI SABAN OKU İLE SABAN SAPININ BİRLEŞTİĞİ YERDİR. ÖNDERENİN UCUNA DEMİR ÇİVİDEN YAPILAN MUDUL TAKILIR. MUDUL YAVAŞ GİDEN VEYA TEMBELLİK YAPAN ÖKÜZE VEYA AT, KATIRA DÜRTÜLÜR Kİ, TEMBELLİK YAPMASI ÖNLENİR.
TARLANIN ALT TARAFINDAN ÇİFTE BAŞLANIR, TARLA BOYU BİR İLERİ, BİR GERİ GİDİLİR. TARLANIN SÜRÜLMEYE BAŞLANAN UYGUN YERİNE SABAN DEMİRİNİN UCU BATIRILIR, YAHHH DENİR. ÖKÜZLER SABANI ÇEKMEYE BAŞLAYINCA SABAN DEMİRİ 15-20 CM. KADAR TOPRAĞA DALAR VE TOPRAK YARILMAYA BAŞLAR. BU ŞEKİLDE TARLANIN DİĞER UCUNA VARILINCA AYNI YERDEN AYNI İŞLEM İLE GERİ DÖNÜLÜR.
 TARLAYA BEŞER M. ARALIKLARLA EVLEK ÇİZİLİR, BU ŞEKİLDE SÜRME MİKTARI İÇİN PLAN YAPILIR.
 TARLADA SABANIN ULAŞAMADIĞI YERLER VE KENARLAR KIYI KAZMASI DENİLEN KAZMALAR İLE KAZILIRDI. YOL KENARINDAKİ TARLALARI KAZMAK ÇOK ZOR OLURDU. ÇÜNKÜ, ÇAMURDAN YOLDAN GİDEMEYENLER TARLALARA SAPARDI VE BURALAR AYAK İZİNDEN TAŞ GİBİ KATI OLURDU. TARLADAN GEÇME YÜZÜNDEN ÇOK KAVGALAR OLURDU.
 O DÖNEMLERDE ARAZİ ÇIPLAK İDİ. ŞİDDETLİ YAĞMUR YAĞDIĞINDA EKİLİ TARLADA NE VARSA, SEL GÖTÜRÜRDÜ. TARLALARDA ÇİFTÇİLER ÇİFT SÜRMEYİ BIRAKIP EKİLEN TOHUMLARIN PEŞİNE DÜŞERDİ. SUYUN TOPRAĞI GÖTÜRMEMESİ İÇİN BÜYÜK HENDEKLER KAZARLARDI VE YAĞMUR YAĞDIĞINDA BU HENDEKLERDEN SEL GİBİ ÇAMURLU SULAR AKARDI.
        ESKİDEN EVDEKİ İP İHTİYACINI KARŞILAMAK İÇİN KENEVİR EKİLİRDİ. HALK KENEVİRE KENDİR DERDİ.
 KENDİR TARLASI FAZLA BÜYÜK OLMAZDI, BÜYÜKLÜĞÜ EN ÇOK 10-10,10-15, 10-20 M. KADAR OLURDU. YANİ TARLANIN YERİ VE ŞEKLİNE GÖRE BÜYÜKLÜĞÜ DEĞİŞİRDİ. KENDİRİN BOYU NORMAL OLARAK 1-2 M. KADARDI. KALINLIĞI YETİŞKİN İNSANIN ELİNİN ORTA PARMAĞI KALINLIĞINDA İDİ. RENGİ KOYU YEŞİL İDİ. TEPE KISMINDA YUVARLAK, YEŞİL, BUĞDAY TANESİ İRİLİĞİNDE TOHUMLARI OLURDU.
     TARLADA BAKIM VE KAZIM İŞLERİ BİTTİKTEN SONRA OLGUNLAŞAN KENDİR KÖKÜ İLE TOPRAKTAN SÖKÜLÜRDÜ. MISIR DESTESİ GİBİ DESTE YAPILIR, KURUMASI İÇİN DESTELERDEN MISIR CUĞULU GİBİ CUĞUL YAPILIRDI. KURUDUKTAN SONRA TOHUMLARI ÇIKARILIRDI. TOHUMLAR ÇIKARILIRKEN KİŞİLER AĞIZLARINI VE BURUNLARINI BEZ İLE KAPATIRDI, ÇÜNKÜ KENDİRİN TOZ VE KOKUSU SERSEMLİK YAPARDI.
 TOHUMLARI ÇIKARTILDIKTAN SONRA KENDİRİN SAPLARI DESTE HALİNDE KENDİR GÖLÜ DENİLEN GÖLLERE ÜST ÜSTE KOYULURDU.
KENDİR ISLATILIP KURUTTUKTAN SONRA SAPLARINDAN İP YAPIMINDA KULLANILAN İNCE KABUK TEKER TEKER SOYULURDU. KENDİR SAPI SOYMA İMECELERİ YAPILIRDI. SOYULAN KENDİRİN SAPI BEYAZ OLURDU. BUNA KÖVREK DENİRDİ. KÖVREK ÖNEMLİ İDİ, ÇÜNKÜ BUNUN İLE ATEŞ TUTUŞTURULURDU, KISA MESAFE GECE YOLCULUKLARINDA YAKILIP ELDE TAŞINARAK AYDINLATMADA KULLANILIRDI.
 KENDİRİN SOYULAN İNCE KABUKLARI MENÜK YAPILARAK DÜRÜLÜRDÜ. MENÜK SEKİZ RAKAMINA BENZER.
 MENÜKLER YA ELDE, YA DA İPÇİLERE GÖTÜRELEREK İP YAPILIRDI. İPÇİLER VARDI. BUNLARIN İP ÇIKRIĞI VARDI. ÇIKRIK İLE YAPILAN İP DAHA SAĞLAM VE DAYANIKLI OLURDU. İPLER YA HALAT ŞEKLİNDE, YA DA İNCE İP ŞEKLİNDE İŞLENİRDİ. BU İPLERDEN HAYVAN YULARI, ÖKÜZ ARABASI VE AT EYERİ İÇİN URGAN YAPILIRDI. AYRICA HAYVAN ÖRKLEMESİNDE DE URGAN KULLANILIRDI. ÖRKLEME, BİR HAYVANI OTLU BİR YERE KAZIK ÇAKARAK URGANIN BİR UCUNU KAZIĞA, DİĞER UCUNU HAYVANIN BOĞAZINA VEYA KAFASINA BAĞLANMASIDIR. HAYVAN BÖYLE DURUMDA KENDİ ÇEVRESİNDEKİ OTLARI YER, DİĞER MAHSÜLLERE ZARAR VEREMEZ. BAZI HAYVANLAR HIRÇIN OLUR, YA URGANI KIRAR, YA DA KAZIĞI YERDEN ÇIKARARAK KAÇAR.
 KENDİRİN TOHUMLARI İLE İHTİYAÇ FAZLASI MENÜKLER SATILIRDI.
 KENDİRDEN UYUŞTURUCU YAPILDIĞI İÇİN BUGÜN ANCAK İZİN VE DENETİM İLE EKİLMEKTE İSE DE, İP İHTİYACI KULLANILAN KENEVİR FARKLIDIR. FAKAT ONUN DA KEYİF VERİCİ ÖZELLİĞİ VARDIR.
       ESKİDEN EN MEŞHUR ÜÇ SİGARA ÇEŞİDİ VARDI. BİRİNCİ, İKİNCİ VE ÜÇÜNCÜ SİGARA PAKETLERİ. DİĞER SİGARA ÇEŞİTLERİ DE OLMASINA RAĞMEN HALK EN FAZLA BUNLARDAN BİRİNİ KULLANIRDI.BU ÜÇ SİGARANIN GENEL ADI KÖYLÜ SİGARASI İDİ. BAFRA, KULÜP, YENİCE, BAHAR, YENİ HARMAN, YAKA, GELİNCİK, MALTEPE VE SAMSUN SİGARALARI DAHA ÇOK ŞEHİRLİLER TARAFINDAN KULLANILIRDI. YUKARIDAKİ MEŞHUR ÜÇ SİGARAYI KULLANAN ŞEHİRLİLER DE VARDI. ŞEHİRLİLERİN KULLANDIĞI SİGARALARIN KİMİ FİLİTRELİ İDİ. EN ÇOK KULLANILANLAR DA MADDİ İMKANSIZLIK NEDENİYLE FİLİTRESİZLERDİ.
 BUGÜNKÜ YABANCI VE LÜKS SİGARALAR ALMANYA GURBETÇİLİĞİNDEN SONRA GÖRÜLMEYE BAŞLANDI. YABANCI SİGARALARIN ALIM-SATIMI YASAK İDİ Kİ; BU SİGARALARLA YAKALANAN HAPİS CEZASI ALIRDI. ANCAK İZİN İLE KULLANILIRDI.
 O DÖNEMLERDE TÜTÜN DAHA MAKBUL İDİ. HEM UCUZLUĞU, HEM DE KİLOYA ÇOK GİRMESİ BAKIMINDAN TERCİH EDİLİRDİ. BU TÜTÜNLER DE YASAK İDİ. BU TÜTÜNLERİ TAŞIMAK İÇİN SİGARA TABAKALARI VARDI. TABAKANIN İÇİNE TÜTÜN DOLDURULUR, ÜZERİNE DE DESTE HALİNDE SİGARA KAĞITLARI KONURDU. SİGARA KAĞIDA ELDE SARILIRDI. BİR SİGARA ÇEŞİDİ DAHA VARDI.MISIR PÜSKÜLÜ SİGARASI. SİGARASI TÜKENİP DE ALAMAYANLAR İLE YENİ ALIŞMAYA BAŞLAYANLAR MISIR PÜSKÜLÜNÜ MISIR KUNDAĞININ İNCE YAPRAĞINA TÜTÜN GİBİ SARARLAR VE İÇERLERDİ.
  PAZAR ALIŞ -VERİŞİ :
UN, ŞEKER GİBİ ŞEYLER FAZLA MİKTARDA ALINMAYIP YARIM KG.DAN 5 KG. KADAR ALINIRDI. UN DA AZ ALINIRDI. NORMALDE UN ÇİFTÇİNİN KENDİ ÜRETTİĞİ BUĞDAYDAN SU DEĞİRMENLERİNDE ÖĞÜTÜLÜRDÜ. BU UNUN RENGİ BEYAZ OLMAKLA BİRLİKTE EKMEĞİ KAHVE RENKLİ OLURDU. ÇARŞIDAN ALINAN UNUN EKMEĞİ BEYAZ RENKLİ OLURDU. HALK ÇARŞI UNUNA FABRİKA UNU YERİNE PAALİKA UNU DERDİ. ZİRA FABRİKA KELİMESİ YABANCI SAYILDIĞINDAN HERKES SÖYLEYEMEZDİ. ÇARŞIDAN ALINAN EKMEĞE DE BAZAR, ÇARŞU EKMEĞE DERLERDİ.
 SATIN ALINAN GİYİM-KUŞAM EŞYASI DA KALİTELİ CİNSTEN SAYILMAZDI. DİVİDİN BASMASI, ŞAYAK KUMAŞ MEŞHUR İDİ. ÇAY VE ZEYTİN KÖYLÜLERCE PEK BİLİNMEZDİ.
 KARA LASTİK AYAKKABI DA 1950’Lİ YILLARDAN SONRA GİYİLMEYE BAŞLAYARAK ZARURİ İHTİYAÇ HALİNE GELMİŞTİR.
AYDINLATMA (GAZ LAMBASI):
 EVLERİMİZDE İDARE LAMBALARI DENİLEN AYDINLATMA LAMBALARI KULLANILIRDI. FAKİRLERİN EVLERİNDE HUNİ BİÇİMİNDE TENEKEDEN YAPILMIŞ, TEPESİNDE DAR BİR BORU, ALT KISMI GENİŞÇE VE İÇİNDE FİTİL VARDI. FİTİL TEPEDEKİ BORUDAN ÇIKARTILIR, ÇOK AZ BİR KISMI DIŞARDA KALIRDI. BU LAMBALARIN İÇİNE GAZYAĞI DOLDURULURDU. FİTİL GAZYAĞINI EMEREK ISLANIR VE YAKILIRDI. FAZLA IŞIK VERMEZDİ. BU LAMBALARIN YANDIĞI YERDE İS OLUŞURDU.
 ZENGİNLERİN EVİNDE İSE CAMLI LAMBA DENEN LAMBALAR KULLANILIRDI. CAMLI LAMBALARIN BAZISININ ALT BÖLÜMÜ TENEKEDEN YAPILIRDI, DİĞERLERİ İSE CAMDAN MAMUL İDİ. BUNA KAZAN DA DENEBİLİR. BU BÖLÜM, YUVARLAK OLUP GENELLİKLE ARMUT ŞEKLİ GİBİYDİ. BU BÖLÜMÜN ÜST TARAFINA FİTİL MAKİNESİ DENEN VE GEREKTĞİNDE İÇTEKİ YASSI FİTİLİ YUKARI ÇEKMEK İÇİN BİR MAKİNE TAKILIRDI. MAKİNENİN ÜSTÜNE TEPE TARAFI DAR, ORTASI GENİŞ,ALT TARAFI DAR CAM TAKILIRDI. KAZANIN İÇİNE GAZYAĞI DOLDURULURDU. FİTİL TUTŞTURULDUKTAN SONRA CAM TAKILIRDI. BU ÇEŞİT LAMBA İS YAPMAZ VE İDARE LAMBASINDAN DAHA PARLAK IŞITIRDI. BU LAMBALAR DA  BÜYÜKLÜKLERİNE GÖRE, BEŞ NUMARA, YEDİ NUMARA VE ÖNDÖRT NUMARALI İDİ. GENELLİKLE YEDİ NUMARA KULLANILIRDI.
 YİNE GAZYAĞI İLE ÇALIŞAN GEMİCİ FENERİ VE LÜKS AYDINLATMA ARACI OLARAK KULLANILSA DA ÇOK AZ HANEDE BULUNURDU. BUNLAR GECE YOLCULUĞUNDA DAHA KULLANIŞLI İDİ. ÇÜNKÜ BUNLARIN FİTİL İLE YAYDIĞI IŞIK ETRAFINDAKİ CAM SEBEBİ İLE RÜZGARLI HAVADA PEK SÖNMEZDİ.
 EVDEKİ GAZYAĞI BİTİNCE AYDINLATMA İÇİN KERS VE KÖVREK YAKILDIĞI DA OLURDU. KERS, MISIRIN KURUMUŞ SAPININ KÖK KISMINA, KÖVREK DE KENEVİRİN (KENDİR) SOYULMUŞ SAPINA DENİR.
 O DÖNEMLERDE HALK ÇARŞIDAN GAZYAĞLARI SATIN ALIRDI. GAZ YAĞLARI GENELLİKLE CAM ŞİŞELERDE TAŞINIRDI. PAZAR GÜNÜ OLDUĞUNDA KİMİ KİŞİ YARIM LİTRELİK, KİMİ BİR LİTRELİK, KİMİ DE İKİBUÇUK LİTRELİK ŞİŞELERLE EVLERİNE GAZYAĞI GÖTÜRÜRDÜ. ŞİŞELERİN AĞZI KEVÜK PARÇASI İLE TIKANIRDI. KEVÜK, MISIRIN TANELERİ ÇIKARTILDIKTAN SONRA KALAN KISIMDIR. ŞİŞE MANTARI PEK BULUNMAZDI.





Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: Şenol SEVİNÇ( ), 17.06.2011, 05:53 (UTC):
Geçmişten günümüze hüzünlü bir yolculuk yaptım. Helal olsun...

Yorumu gönderen: serhat( ), 28.06.2008, 09:50 (UTC):
çok ayrıntılı bilgi vermişsiniz tebrik derim .genel kültür adına önemli şeyler olduğunu düşünüyorum.



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
E-mail adresiniz:
Mesajın:

ADMİN: ENGİN CAN
 
Takvim
Reklam
 
ORDU - AKKUŞ - ÇÖKEK KÖYÜ http://ÇökekKöyü52.tr.gg/
 
BURASI;
YAYLA HAVASINDA YETİŞEN,
YEŞİLE VURGUN, MAVİYE TUTKUN,
KAYIKLARA YOLCU OLMUŞ,
GÜLDERENİN TOZLU YOLLARINDAN GEÇMİŞ,
EMÜLLÜNÜN SOĞUK SUYUNDAN
İÇMİŞ,
BAYRAMLARDA CAMİ ÖNÜNDE
GÜREŞLERE TANIK OLMUŞ,
MISIRI BUĞDAYI HAYATBÜKÜ DEĞİRMENİNDE UN OLMUŞ,
GEÇİM KAYNAĞI FINDIKLARI
TEK TEK YOLMUŞ,
OMZUNA KARA PATOZLAR VURMUŞ,
GÖNÜL ORTAKLARININ,
ÇOCUKLUĞUNU VE
GEÇMİŞİNİ, ACI TATLI ANILARINI,
GİZLİ SIRLARINI EMANET ETTİĞİ ÇÖKEK KÖYÜNÜ,
HER AN HASRETLE YÜREĞİNDE TAŞIYANLARIN
BULUŞMA NOKTASIDIR!!!
http://ÇokekKoyu52.tr.gg/
ENGİN CAN
ADMİN: ENGİN CAN
 
KÖYDEN HABER VAR!!!

MEMLEKETİM..................
MEMLEKET HABERİ..........
MEMLEKET HAVASI.........


KÖYÜMÜZDE;
29 MARTTA YAPILAN
MUHTARLIK SEÇİMİNDE
SADIK ÇON
(HALLANÜSÜNÜN SADIĞI)
YENİDEN MUHTAR SEÇİLDİ......
SADIK MUHTARA GÖREVİNDE
BAŞARILAR DİLİYORUZ

ENGİN CAN
ÇÖKEKKÖYÜ52
 

EN SON NEHİR KURUDUĞUNDA,
EN SON AĞAÇ KESİLDİĞİNDE,
EN SON BALIK TUTULDUĞUNDA

İNSANLAR PARANIN YENMEDİĞİNİ
ANLAYACAK!!!
RADYO........http://Çökekköyü52.tr.gg/.........
 
 

=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=
ÇÖKEKKÖYÜ52 http://ÇokekKoyu52.tr.gg/ İLETİŞİM: ADMİN ENGİN CAN (05056298958) cokekkoyu52@mynet.com